Avrupa ülkelerinin Bercam Nükleer Anlaşmasının korunması ve İran’la olan ilişkilerini sürdürme yönündeki çabaları gerçekleştiği takdirde Amerika yaptırımlarının etkisini ciddi bir şekilde azaltması bekleniyor. Ancak şimdiye dek Brüksel tarafından kesin ve etkili belirtiler belirmeye başlamamıştır.

İran İslami Şura Meclisi Başkanı Ali Laricani Pazartesi günü Almanya eski dışişleri bakanı Sigmar Gabriel ve yanındaki heyet ile görüşmesinde Amerika Başkanı Donald Trump’ın girişimleri sonucunda uluslararası arenada muğlak bir durumun ortaya çıktığına değinerek şöyle bir açıklamada bulundu:” Avrupa, Amerika’nın girişimleri karşısında bağımsız bir tavır sergilemeyi başarırsa, Avrupa ülkeleri bu işten karlı çıkacaklardır.”

Avrupalı yetkililer Amerika’nın İran aleyhindeki yaptırımları başlamadan önce defalarca özel mali bir sistemin oluşturulacağından söz etmiş ve Bercam Nükleer Anlaşmasının korunması için Avrupalı şirketlerin İran’a karşı yaptırımlardan etkilenmemesi için ellerinden geleni yapacakları sözünü vermişlerdi. Bu karar Rusya, Fransa, Almanya, İngiltere, Çin ve İran’ın dışişleri bakanlarının New york’ta gerçekleşen BM Genel Kurulu kulisinde toplandığı oturumdan çıkan ortak bildiride alındı.

Ancak burada akla gelen ilk soru, Avrupa Birliğinin Amerika yaptırımları karşısındaki çözüm yollarından birisi olan özel mali mekanizmasının ne kadar etkili ve işlevsel olabileceğidir?

Moskova Yüksek Ekonomi Merkezi’ndeki Milli Araştırmalar Enstitüsünün üst düzey uzmanlarından Yuliya Soşnikova, Komersant gazetesine verdiği söyleşide şöyle bir değerlendirmede bulundu:” Avrupa, Bercam Nükleer Anlaşmasından çekilme uyarısında bulunan İran’ı sakinleştirmek istiyor. Bu doğrultuda özel mali mekanizmasının oluşturulması olumlu bir adım sayılabilir ancak bu sistemin işleyişi ve etkili olup olamayacağı hala belirsizliğini korumaktadır.

Ekonomi uzmanı Yuliya Soşnikova değerlendirmesinin devamında şöyle diyor:” Muhtemelen bu sistem, Avrupalı küçük ve orta boy tüccarları tarafından ilgi görecektir ancak Total gibi dev şirketler uluslararası ticaret sistemine sıkı bir şekilde bağlı oldukları için Washington yaptırımlarının boyunduruğundan kurtulamazlar. Bu girişimin, Avrupalı şirketlerin İran’la olan ilişkilerini nasıl etkileyeceğine dair tahminlerde bulunmak halihazırda çok zor bir iştir. “

Kimi başka uzmanlar ise Avrupa Birliğinin bu girişimine daha kuşkulu ve tereddütlü yaklaşmaktadırlar.

Rusya Siyasi Araştırmalar Merkezi uzmanı Andrey Baklitskiy, Brüksel’in ciddi bir şekilde Amerika ile karşı karşıya gelmek istemediğini söylüyor.

Bunlara rağmen genel olarak uzmanların değerlendirilmeleri göz önünde bulundurulduğunda Avrupa’da Amerika’ya karşı tavırda görüş farklılığı mevcut olduğuna karşın Amerika’nın tek taraflı siyasetlerinin uluslararası düzeyde ciddi tepkilere yol açtığı ortadadır.

Fransa eski Başbakanı Dominique De Villepin, Amerika siyasetlerini eleştirerek şöyle demiştir:” Amerika tek yanlılık siyasetleri çerçevesinde ikinci dünya savaşından sonra oluşturulan organizasyonları ve birlikleri ortadan kaldırarak Doğu ve Batı arasında büyük bir çatlak oluşturmak istiyor. Bu ihtilaf Amerika’nın asıl hedeflerindendir. “

Amerika’nın Bercam Nükleer Anlaşmasını ihlal ederek Avrupa Birliği ve diğer ülkelere dayattığı ekonomik hasarlar ve zararlar gerçeğin sadece bir bölümünü yansıtmaktadır. Bu ihlalin bir başka yüzü de Avrupalıların Amerika baskıları karşısında ne denli bağımsız davranabileceğini ölçmektir.

Amerika’nın tek yanlı ve yasa dışı bir şekilde Bercam Nükleer Anlaşmasından çekilmesi ve İran aleyhine yeni yaptırımların uygulanması, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2231 sayılı kararına aykırı olmasının yanı sıra, uluslararası toplumun bakışları ve görüşlerine de saygısızlık anlamına gelmektedir. Kuşkusuz Amerika’nın İran’ın nükleer faaliyetleri ile ilgili iddiaları içi boştur. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu Başkanının, 13’üncü kez İran’ın Bercam Nükleer Anlaşmasındaki yükümlülüklerine ve sorumluluklarına bağlı kaldığını belirtmesi dikkat edilmesi gereken bir konudur. Bu yüzden Avrupa kendi haysiyeti ve çıkarlarını korumak için hızlı bir şekilde yükümlülüklerini yerine getirmesi şarttır.